Canını yakan bir insana bile Dua Etmek..

Yıllarca emek verdiğiniz fakat artık sadece Canınızı yakan, sizi adeta parçalayan, en zor zamanlarım dediğiniz zamanlarda bırakın hayatınızın sadece bir köşesinde olup halinizi hatrınızı sormayı sizi çoktan unutup başkasıyla mutlu olmayı bile başaran, hayatınızdan tamamen çıkıp giden, ne zaman nasıl yaşadığınız, neler çektiğiniz, kaç akşam ağladınız, yağmurun altında kaç defa şarkılarla kafanızı duvarla vurduğunuz umrunda bile değilken size bunları yaşatan insana dua etmek?
Sizce doğru olan bu mu? Yoksa beddua etmek mi doğru? Bugün arabaya binip ”v…..” diye tabir ettiğimiz yere gidip yağmurun altında saatlerce durdum, telefondan açtım şarkıları, aradan geçen ayları, yılları, hatıraları, her şeyi öylece bir film şeridi gibi gözümün önünden geçirdim. Her anı, her saniyeyi sanki dün hatırlar gibi. Telefonumda sakladığım 2 sene öncesine 3 sene öncesine ait her fotoğraf karemizi gördükçe biraz daha boğazım düğümlendi.
Kendi kendime sorup durdum yağmurun altında ”Allah’ım dedim ben bunları hakkedecek ne yaptım? Benim imtihanım bu kadar ağır mı olacaktı? Kendimi bıraksam boşluğa günahından korkuyorum sadece kim için yaşıyorum ki?” Yaşaman kimin umrunda diye düşünüp durdum. Defalarca aşağıdaki boşluğa bakıp durdum. Aklım o kadar doluydu ki o kadar seneyi, o kadar hatırayı bir anda düşünmeye başladıkça kafayı yiyecek gibi oldum.
Arabanın radyosundan gelen ”Bir bebek özleminde seni aramak var ya bu hep böyle böyle gider mi?” melodisi adeta içimi parçalarken nefes alamayacak kadar istemsiz bir şekilde ağlamaya başladım.
Ve o an içimden beddua etmeyi o kadar istedim ki ama yine yapamadım. Kıyamıyor insan, canını yakan bir insana bile kıyamıyor.
Ellerimi kaldırarak dudaklarımdan çıkan şu dua oldu; ”Allah’ım sen onun yüzünden mutluluğunu, ailesinden huzuru, kalbinden senin sevgini ve korkunu eksik etme.”
Eve gelince annemden yediğim ”bu halin ne niye bu kadar ıslanmışsın?” fırçası bir yana bu gece bazı şeyleri daha iyi gördüm.
Ve öğrendim ki; İnsan sadık kalmalı ve asla sevmediği birine yan gözle bile bakmamalı. Geçen makalede yazdığım Mecit amca gibi ya sevdiğiyle olmalı ya da bir daha asla birine dokunmayacağına yemin etmeli.
”Yemin etmeli ki sevgisine sadık kalmalı. Yemin etmeli ki her zaman daha çok seven taraf olduğunu bilmeli. Ve hep bu huzurla yaşayıp, ölünce bunun huzuruyla ölmeli.
Ha ölüm demişken, dualarımda şunu da belirttim. ”Eğer bu hayata birimiz daha önce veda edeceksek o ben olayım. Çünkü sen, başkasıyla rahatlıkla yaşarsın, ama ben yokluğunla yaşayamam.”

Hani derler ya kimi insanlar birini unutmak için başkasını tercih eder, kimi insanlarda sadece yazar.
Ben yazmayı tercih ettim.

More about ismail

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir